• Türkçe
  • English
 

Lisansüstü Eğitim Çalıştayı Sonuç Raporu

 
ICES UEBK 2018
LİSANSÜSTÜ EĞİTİM PROGRAMLARI ÇALIŞTAYI
SONUÇ RAPORU
 
Eğitim Bilimleri ve Alan Eğitiminde Lisansüstü Eğitim: Deneyimler, Fırsatlar ve Tehditler
 
Lisansüstü Eğitim Programları Çalıştayı’nın amacı, eğitim bilimleri ve alan eğitimi konularında Eğitim Bilimleri, Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler Enstitülerinde sürdürülen lisansüstü eğitimde yaşanan sorunları ve fırsatları çoklu açılardan ele alıp tartışmaktır. Dört oturum hâlinde gerçekleştirilen çalıştayın sonuçları her bir oturum için ayrı başlıklar hâlinde raporlaştırılmıştır.
Lisansüstü eğitimde yaşanan sorunlar şüphesiz aşağıda dile getirilen sorunlarla sınırlı değildir. Burada tespit edilenler çalıştay sürecinde dile getirilen sorunlar ve çözüm önerileriyle sınırlıdır. Tespit edilen bu sorun ve çözüm önerileri uygulayıcı konumunda olan Enstitüler kadar, sürecin önemli parçası olan öğretim üyeleri ve öğrencilere yönelik olmakla birlikte bir takım öneriler ise özellikle politika yapıcı ve uygulayıcı konumda olan YÖK ve MEB gibi kurumlara yöneliktir. Özellikle düzenleyici rolünden dolayı 1, 2, 3 ve 13 nolu başlıklarda raporlaştırılan sorun ve öneriler YÖK’ü ve bir kısmı da MEB’nı yakından ilgilendirmektedir.  
Çalıştaya katılarak görüş, öneri ve eleştirilerini bizlerle paylaşan bütün katılımcılara teşekkür ederiz. Yine çalıştayın düzenlenmesinde ve gerçekleştirilmesinde yoğun bir emek harcayan moderatör arkadaşlarım Prof. Dr. Refik DİLBER, Prof. Dr. Selçuk KARAMAN, Doç. Dr. Adnan KÜÇÜKOĞLU ve Doç. Dr. Sinan KOÇYİĞİT’e ve kongre öncesinde ve süresince çalıştay organizasyonunda destek sağlayan düzenlemeye kurulu ekibine ve teknik ekibe teşekkürü bir borç bilirim.   
 
Prof. Dr. Mustafa SÖZBİLİR
Çalıştay Koordinatörü

 
ÇALIŞTAY PROGRAMI
Tarih Saat Başlık Koordinatör/Moderatör
19 Nisan 2018 09.00-10.00 Açılış Oturumu
Eğitim Bilimleri ve Alan Eğitiminde Lisansüstü Eğitim:  Deneyimler, Fırsatlar ve Tehditler
Salon: Erzurum
Prof. Dr. Mustafa SÖZBİLİR
 
10.15-12.30
16.00-17.30
Paralel Oturum 1
Eğitim Fakültelerinde Yeniden Yapılandırma ve Eğitim Bilimleri Enstitülerinde Yaşanılan Sorunlar
Salon: Erzurum
Doç. Dr. Adnan KÜÇÜKOĞLU
 
10.15-12.30
16.00-17.30
Paralel Oturum 2
Lisansüstü Öğretim Süreçleri ve Karşılaşılan Sorunlar
Salon: Atatürk Evi
Doç. Dr. Sinan KOÇYİĞİT
 
10.15-12.30
16.00-17.30
Paralel Oturum 3
Lisansüstü Eğitimde Hareketlilik
Salon: Kazım Karabekir
Prof. Dr. Refik DİLBER
 
10.15-12.30
16.00-17.30
Paralel Oturum 4
Lisansüstü Eğitimde Uzaktan Eğitim Uygulamalarının Yaygınlaştırılması için Fırsatlar ve Engeller
Salon: Nene Hatun
 
Prof. Dr. Selçuk KARAMAN
 
17.45-19.00 Kapanış Oturumu
Genel Tartışma ve Çalıştay Ortak Raporunun oluşturulması
Salon: Erzurum
Koordinatör/Moderatörler ve Bütün Katılımcılar
20 Nisan 2018 17.45-19.00 Sonuç Raporunun Genel Kurul’a Sunumu
Çalıştay da oluşan görüşler rapor haline getirilip katılımcılara toplu olarak sunulacaktır.
Salon: Erzurum
Koordinatör ve Moderatörler
 

 
DİLE GETİRİLEN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Yukarıdaki programda da belirtildiği gibi dört oturum hâlinde gerçekleştirilen çalıştayın sonuçları da her bir oturum için ayrı başlıklar hâlinde raporlaştırılmıştır.
 
I. Oturum: Eğitim Fakültelerinde Yeniden Yapılandırma ve Eğitim Bilimleri Enstitülerinde Yaşanan Sorunlar
Bilim ve teknolojideki değişmeler insan yaşamını ve insan yetiştirme sureci olarak eğitimi doğrudan etkilemektedir. Ekonomik, sosyal ve kültürel birçok değişkenin etkisi altında kalan eğitim sistemleri değişim baskısıyla karşı karşıyadır. Eğitim süreçlerindeki değişiklikler ve yenileşme hareketleri hem öğretmen yetiştiren kurumları hem de onlara lisansüstü eğitim hizmeti veren enstitüleri direkt etkilemektedir. Bu bağlamda eğitim dünyasındaki yeni eğilimler ve eğitim fakültelerinin yeniden yapılandırılması girişimleri ağırlıklı olarak eğitim fakültesi mezunlarına lisansüstü eğitim hizmeti sunan enstitülerin öğretim ve yönetim süreçlerinin de yapılandırılmasını zorunlu kılmaktadır.
Çalıştayın bu oturumunda tartışılan konular ve ortaya çıkan öneriler aşağıda sunulmuştur:
  1. Lisansüstü program açma ve sürdürme ölçütleri
  1. Lisansüstü program açılması ve yürütülmesi sürecinde YÖK tarafından belirlenen ölçütler ile üniversitelerdeki uygulamalar arasında farklılıklar bulunmaktadır. Lisansüstü eğitimin YÖK tarafından koordine edilmesine rağmen ve ilgili uygulamaların denetlenmesi konusunda yetersiz kalmaktadır. Bu yüzden etkin bir denetleme mekanizmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Aksi takdirde kuralları uygulamayan kurumlar haksız rekabete yol açtıkları gibi kurumlar arasında da eşgüdümün bozulmasına yol açmaktadır.
  2. Lisansüstü program açma ve sürdürme ölçütleri arasında yer verilen “ilgili alanda doktora veya doçentliğini almak” ibaresi, alan eğitiminin ülkemizde göreceli olarak yeni olmasından dolayı birtakım sorunlara yol açmaktadır. Örneğin YÖK/Dünya Bankası Milli Eğitimi Geliştirme Projesiyle birlikte alan eğitimi konusuna yönelen öğretim üyeleri programlarda yer alamamaktadırlar. Bu durumu önlemek için alan eğitimi ile ilgili lisansüstü programlarda program açma ve sürdürme ölçütleri belirlenirken öğretim üyelerinin son 10 yıldaki akademik etkinlikleri de göz önünde bulundurulabilir.
  3. Üniversitelerde lisansüstü program açarken var olan programların benzerlerini açmak yerine öncelikli alanları dikkate almak ve güçlü olunan programlarda lisansüstü eğitim açmak hedeflenebilir.
  1. Lisansüstü eğitime giriş koşulları
  1. Lisansüstü eğitime giriş koşulları gözden geçirilebilir. Bu bağlamda üniversitelerin her kademede mülakata yer vermesi ve mülakatın ve akademik başarının yerleştirmedeki etki oranının artırılması önerilmektedir.
  2. Lisansüstü programlara girişte yabancı dil ve ALES katkılarının belli oranlarda kullanılması yerleştirmelerde eşitsizlik oluşturabilmektedir. Bunun yerine yabancı dil ve ALES puanları ölçüt olarak kullanılarak ön şartı sağlayanlar arasından alan bilgisi düzeyine göre sıralama ve yerleştirme yapılabilir. Bu yolla lisans eğitimine verilen önem ve değer artırılabilir.
  3. Eğitim Bilimleri Enstitülerinin öğrenci kaynağının büyük bir bölümünü oluşturması beklenen meslekteki görece kıdemli öğretmenler mevcut lisansüstü giriş koşullarını sağlamada zorlanabilmektedirler. Buna karşın yeni mezunlar ise eğitim bilimleri ve alan eğitimi çalışmalarını sürdürmek için gereken deneyime sahip değillerdir. Dolayısıyla lisansüstü programa girişte öğretmenler için çalışma yılına endeksli ek puan uygulaması getirilebilir (veya en az 2 yıl öğretmenlik yapmış olma şartı aranabilir).
  4. Lisansüstü programlara kabulde daha çok ilgili alan mezunlarının tercih edildiği gözlenmektedir.  Buna karşın özellikle eğitim araştırmalarında disiplinlerarası geçişlere daha fazla imkân tanıyacak bir yapının oluşturulması yararlı olacaktır.
  5. Lisansüstü öğrenci kaynağının önemli bir bölümünü oluşturan öğretmenler gerek yapısal gerekse idari gerekçelerle lisansüstü eğitimlerine düzenli bir şekilde devam edememe sorunu yaşamaktadırlar. Öğretmenlerin derslere devamını kolaylaştıracak yasal ve pratik tedbirlerin alınması (yönetmelik değişimi, uzaktan eğitim ve hafta sonu eğitim vb.) yararlı olacaktır.
  1. Öğretmenlik pedagojik formasyon eğitiminin lisansüstü düzeyde sürdürülebilirliği
  1. Öğretmen eğitimindeki bilimsel gelişmeler ve Öğretmen Strateji Belgesi bağlamında öğretmenlik pedagojik formasyon eğitimi sonlandırılmalıdır. Eğer sürdürülmesi gerekiyorsa lisans düzeyinde bir eğitim uygulaması olan öğretmenlik pedagojik formasyon eğitimi programı daha önce olduğu gibi eğitim fakülteleri bünyesinde bir sertifika programı olarak sürdürülebilir. Fakat öğrenci sayısı ve bu sertifika programına başvuru için daha somut ölçütler belirlenebilir.
 
II. Oturum: Lisansüstü Öğretim Süreçleri ve Karşılaşılan Sorunlar
Eğitim Bilimleri Enstitüleri ağırlıklı olarak eğitim fakültesi mezunlarına eğitim bilimleri, sosyal bilimler eğitimi ve fen bilimleri eğitimi alanlarında bilimsel vizyon ve akademik yeterlik kazandırmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda, evrensel bilgi birikimine dayalı bilimsel eğitim, öğretim ve araştırma etkinlikleri aracılığıyla lisansüstü düzeyde sosyal, kültürel, sanatsal ve bilimsel alanlara duyarlı, akademik yeterliğe sahip araştırmacılar ve uzmanlar yetiştirme uğraşısı içerisindedirler. İstenilen yeterliliklere sahip, bilimsel donanımları edinmiş ve akademik bir disiplin içerisinde çalışmalar yapabilmenin en önemli aşamalarından biri etkili bir lisansüstü öğretim sürecinden geçebilmektir.
Çalıştayın ikinci oturumunda tartışılan konular ve ortaya çıkan sonuçlar aşağıda verilmiştir:
  1. Lisansüstü dersler ve uygulamalar
  1. Lisansüstü dersler bir alana özgü uzmanlık gerektiren bazı bilgi, beceri ve tecrübeleri edinmede önemli bir aşamadır. Ancak alanın temel bilgi ve becerilerini kazandırabilecek ders kredi miktarının az olması uzmanlaşmayı olumsuz etkilemektedir. Özellikle alana özgü dersler zorunlu kredi kapsamına alınmalı ve minimum kredi miktarı artırılmalıdır. Bu krediler artırılırken yüksek lisans ve doktora eğitimleri ağırlıklarına göre ayrı ayrı ele alınabilir (ör. Yüksek lisans için en az 21, doktora için en az 30 kredi gibi).
  2. Seçmeli derslerde öğrencilerin alana özgü temel yeterliliklerini geliştirmenin yanında ilgi ve istekleri doğrultusunda seçmeli dersleri kendilerinin seçememeleri bir sorundur. Açılacak seçmeli dersler öğrenciye bu esnekliği tanıyabilecek şekilde planlanmalıdır.
  3. Seçmeli derslerde olduğu gibi zorunlu derslerin de birden fazla öğretim üyesi tarafından farklı gün ve saatlerde ve/veya uzaktan eğitim yoluyla açılması öğrencilere derse devam konusunda esneklik ve fırsat eşitliği sağlayabilir.
  4. Lisansüstü derslerde öğrenciler kuramsal bilgilerin yanında elde ettikleri kazanımları uygulamaya taşıyabilmeleri için çoğunlukla saha çalışması imkânı bulamamaktadırlar. Bu doğrultuda, uygulama süreçlerinin kolaylaştırılması ve ulaşılabilirliğinin artırılması için üniversitelerin ilgili paydaşlarla (Millî Eğitim İl Müdürlükleri, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve diğer üniversitelerle) iş birliğine yönelik protokoller yapılabilir. Ayrıca üniversitelerin kendi bilimsel kimliklerini yansıtabilecekleri tarzda araştırma yapıp uygulayabilmeye yönelik laboratuvar okulları da bu sorunun belli bir düzeyde aşılmasına katkı sağlayabilir.
  5. Öğrencilerin çoğu bir programa yerleştikten sonra programın dersleri, süreçleri ve yeterlilikleri hakkında bilgileri olmadan ve programa uyum sağlamadan sürecin içerisine girdiklerinden şikâyet etmektedirler. Bu soruna yönelik o programın tüm öğretim üyelerinin katılımıyla öğrencilere bilgilendirme ve oryantasyon çalışmaları yapılabilir.
  6. Eğitim Bilimleri Enstitüleri diğer enstitülere göre (Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler Enstitüleri) daha sonra kurulmuş enstitüler olup yeterli altyapıya sahip değillerdir. Öğretim üyesi ve öğrencilerin kurum aidiyetini güçlendirmek için eğitim bilimleri enstitülerinin alt yapı eksiklikleri giderilmelidir.
  7. Bazı lisansüstü dersler bir öğrenci ile açılırken bazı derslerdeki öğrenci sayısı çok yüksek olabilmektedir. Bu süreçte en azından yüksek lisansta bir dersin açılabilmesi için öğrenci sayısı ölçütü (en az 3 gibi) getirilebilir.
  8. Lisansüstü düzeyde öğretim üyeleri uzmanlık alanları dışında dersler açabilmektedirler. Bu durumun önüne geçilebilmek için lisansüstü ders açma ve öğretim üyesi görevlendirmelerinde öğretim üyelerinin uzmanlık alanlarına ve dersin program çıktılarına katkısı göz önünde bulundurulmalıdır.
  1. Değerlendirme süreçleri
  1. Değerlendirme süreçlerinin etkin ve izlenebilir olması için (ör. öğretmen, akran ve öz değerlendirme, süreç ve sonuç değerlendirme vb.) değerlendirme ölçütleri belirlenebilir.
  2. Öğrencilere lisansüstü derslerde yayın yapmaları için baskı yapılabilmektedir. Öğrencileri lisansüstü eğitimin ilk aşamasında hemen yayın yapmaya zorlamak niteliksiz yayınların çoğalmasına yol açan olumsuz bir durumdur.  Bu durumu önleyebilmek için lisansüstü eğitimin ilerleyen süreçlerinde öğretim üyeleri tarafından etkili ve yeterli düzeyde rehberlik yapılarak öğrencilerin araştırma sonuçlarını yayına dönüştürebilmeleri teşvik edilebilir.
  1. Etik konular
  1. Öğrenciler, etik konuları tam olarak kavrayamadıklarını hatta bazen bilgi eksikliğinden kaynaklanan etik problemlerle karşı karşıya kalabildiklerini belirtmektedirler. Bu durumu önleyebilmek için bilim etiğine yönelik seminer, ders ve/veya konferanslar düzenlenebilir.
  2. Çoğu öğretim üyesinin ve öğrencinin intihal tespit yazılımlarına erişimi olmadığı ya da bu konuda yetersiz oldukları belirtilmiştir. Enstitüler, öğretim üyeleri ve öğrencilere intihal programlarını kullanmaya yönelik -her dönem yenilenmek üzere- eğitim verebilirler.
 
 
  1. Tez yazım süreçleri
  1. Tez yazım kılavuzlarının enstitüler arasında farklılık gösterdiği ve öğrencilerin çeşitli tezleri inceleme ve alıntılama durumlarında kafa karışıklığı yaşadıkları bir sorun olarak ifade edilmiştir. APA’nın en güncel versiyonunda yer alan kuralların tüm enstitülerde uygulanması önerilebilir.
III. Oturum: Lisansüstü Eğitimde Hareketlilik
Yüksek nitelikli insan yetiştirmenin yolu lisansüstü eğitimden geçmektedir. Lisansüstü eğitimde kaliteyi yükseltmenin yollarından biri de öğrenci hareketliliğidir. Dünyada her yıl yaklaşık olarak 5 milyon öğrenci eğitim amaçlı olarak hareketlilik yaşamaktadır. Bu öğrenciler gittikleri ülkelere hem ekonomik, hem de sosyal kültürel anlamda büyük katkı sağlamaktadır. Ülkemiz de bu hareketlilikte önemli bir yere sahiptir. Çok sayıda öğrenci eğitim amaçlı olarak ülkemize geldiği gibi ülkemizden de çok sayıda öğrenci başka ülkelere gitmektedirler. Ülke olarak bu ekonomik pastadan daha fazla pay almak ve yurt dışına giden öğrencilerimizin daha kaliteli bir eğitim almaları ve daha rahat bir yaşam sürdürebilmeleri için gerekli önlemleri almamız gerekmektedir.
Çalıştayın bu oturumunda tartışılan konular ve ortaya çıkan öneriler aşağıda sunulmuştur:
  1. Yurt dışı eğitimler
  1. Lisansüstü eğitim almak için yurt dışına çıkacak öğrencilerin gittikleri ülkelerin dillerini bilmemeleri sorun oluşturmaktadır. Bu öğrencilere yurt dışına çıkmadan önce birkaç aylık kurs ya da pratik konuşmaya yönelik olarak yüz yüze veya uzaktan eğitim şeklinde konuşma imkânları sağlanabilir.
  2. Yurt dışına çıkan öğrencilerin genelde danışmanları ile bağlantıları kesilmektedir. Bu durumun önüne geçebilmek için yurt dışına çıkan öğrencilerden belirli aralıklarla Türkiye’deki danışmanına çalışmaları hakkında rapor sunması istenebilir.
  3. Lisansüstü eğitim almak için yurt dışına çıkan öğrencilerin geri dönmeme sorunu ülkemiz için oldukça büyük bir problem oluşturmaktadır. Bunun önüne geçebilmek için öğrenciyi ülkesine dönmeye zorlayacak şartların konulması ve bu öğrencilerin çalışma ortamlarının iyileştirilmesi, ayrıca bürokratik engellerin kaldırılması bu sorunun çözümüne katkıda bulunabilir.
  4. Genellikle ülkemizde yüksek lisans ve doktora için yurt dışına giden öğrenciler bu süreçlerin tamamını yurt dışında tamamlamaktadır. Öğrenciler, bunun yanında programın ders veya tez aşamalarından sadece biri için de yurt dışına gönderilebilir.
  5. Yurt dışından lisansüstü eğitim almak üzere ülkemize gelen öğrenciler kendi ülkelerinde bir sınava tabi tutulsalar da ülkemizde bir sınava tabi tutulmamaktadırlar. Bu durum eğitime erişimde eşitsizliğe neden olmaktadır. Aynı zamanda yabancı öğrenciler Türkçe dil sorunu yaşamaktadırlar. Bunu önleyebilmek için bu öğrencilere iyi seviyede dil eğitimi verilmeli ve belli bir dönem derslerden başarısız olan öğrencilerin ilişkileri kesilebilir.
  1. Burs ve kaynaklar
  1. Erasmus değişim programı ile yurt dışına giden öğrencilere verilen bursların yeterli olmadığı bilinmektedir. Verilen burs miktarları belirli şartlara bağlanarak artırılabilir.
  2. Yurt dışına çıkacak öğrencilere sağlanan ekonomik desteklerin çeşitlendirilmesi yoluna gidilmelidir. Bu amaçla ödül verilmesi, çalışan öğrencilere maaşlı izin verilmesi, sağlık primlerinin ödenmesi vb. destekler sağlanabilir.
  3. Ülkemizde Millî Eğitim Bakanlığı veya başka kurumlarda çalışan ve lisansüstü eğitim yapmak isteyen öğretmen, memur vb. kişiler verilen burslardan faydalanamamakta ve masraflarını kendileri ödemektedirler.  Çalıştıkları şehrin dışında lisansüstü eğitim yapan kişilere yolluk ve gündelik gibi imkânlar sunulabilir.
  1. Tanıtım ve ikili anlaşmalar
  1. Lisansüstü eğitim yapacak öğrenciler yurt içi ve yurt dışı değişim programları hakkında yeterince bilgi sahibi olamamaktadır. Bu durumun önüne geçebilmek için üniversiteler dış ilişkiler ofisleri daha etkin bir şekilde çalıştırılabilir ve çeşitli araçlarla (Web, sosyal medya, broşür vb.)  tanıtım ve duyuru çalışmalarını yoğunlaştırabilir.
  2. Ülkeler arasında ikili antlaşmaların sınırlı olduğu ve yakın ülkelere daha çok destek verildiği gündeme gelmiştir.  Bu konuda ülkelerin eğitim alanındaki ikili ve bölgesel anlaşmalarının sayısının artırılması, öğrenciler için vize işlemlerinde kolaylıklar sağlanması ve çalışma izni verilmesi gibi adımlar atılabilir.
IV. Oturum: Lisansüstü Eğitimde Uzaktan Eğitim Uygulamalarının Yaygınlaştırılması için Fırsatlar ve Engeller
Uzaktan eğitim, özellikle çalışan yetişkin bireyler için zaman ve mekân esnekliği açısından önemli avantajlar sunar. Bu konuda bankacılık, sanayi ve eğitim gibi birçok sektörde hizmet içi eğitim ya da özel ders adı altında yaygınlaşan uygulamalar dikkat çekmektedir. Bu bağlamda üniversiteler de işletme programlarıyla (MBA) başlayan uzaktan lisansüstü eğitimlerine eğitim programlarını dâhil etmiştir.  Alan eğitiminin yanı sıra eğitim yönetimi, öğretim teknolojileri, program geliştirme gibi konularında uzaktan tezsiz yüksek lisans programları açılmıştır. Bu programlar akademi ile uygulama arasında etkileşim fırsatı sunmasının yanı sıra öğretim teknolojileri alanındaki gelişmelerin takibi, MEB politikalarındaki değişimler ve alandaki çalışmaların uygulamalara yansıtılması ihtiyacının karşılanması açısında önemlidir.
Eğitim bilimleri alanında lisansüstü düzeyde uzaktan eğitim uygulamalarına bakıldığında, bu programların yeterince yaygınlaşmadığı, diğer alanlara kıyasla hem program hem de öğrenci sayısının sınırlı olduğu görülmektedir. Uzaktan Lisansüstü Eğitim veren yaklaşık 50 üniversiteden sadece 14’ünde eğitim alanında yüksek lisans programı bulunmaktadır.  Sayı itibarıyla bakıldığında da eğitim bilimleri alanında yaklaşık 50 bin yüksek lisans öğrencisinden sadece 2 bini uzaktan eğitim yoluyla eğitim almaktadır.
YÖK tarafından yayınlanan “Uzaktan Eğitim Usul Esaslar”da uzaktan eğitim uygulamalarının uzaktan Eğitim Programı açma, yüz yüze programlarda uzaktan ders açma ve uzaktan eğitim yoluyla üniversiteler arası öğretim elemanı görevlendirme başlıklarında düzenlemeler bulunmasına karşın uygulamaların yeterli düzeyde hayata geçirilmediği görülmektedir.  Bu konudaki ihtiyaç ve öneriler aşağıda sunulmuştur:
  1. Eğitim bilimleri alanındaki uzaktan eğitim uygulamalarının yeterince yaygın olmaması
Eğitim bilimleri alanında öncü üniversitelerin uzaktan eğitim programlarını tercih etmedikleri ve öğretim üyelerinin de bu konuda istekli olmadıkları belirtilmiştir.  Mevcut program ve derslerin ihtiyaç odaklı olmaması ve uygulama becerilerini yeterince içermemesi yaygınlaşmasının önündeki engeller olarak görülmüştür. Bu konuda atılabilecek adımlara ilişkin görüşler şunlardır:
  1. Uzaktan eğitim derslerine yönelik teşviklerin verilmesi
  2. Lisansüstü düzeyde zorunlu olan ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği derslerin uzaktan eğitim yoluyla da açılması
  3. Uzaktan eğitim yoluyla yürütülen program/ders yelpazesinin genişletilmesi
  1. Yönetici, öğretim üyesi, öğrenci ve diğer paydaşların uzaktan eğitim olanak ve süreçlerine ilişkin farkındalıklarının istenilen seviyede olmaması
Uzaktan eğitim uygulamalarıyla ilgili mevzuat düzenlemeleri ve altyapı konusunda üniversitelerde önemli mesafe alınmış olmasına karşın uzaktan eğitim işleyişi ve potansiyeli konusunda paydaşların yeterince bilgi sahibi olmadıkları öne çıkmıştır. Etkili uygulamalar için oldukça önemli olan farkındalık konusunda öne çıkan öneriler şunlardır:
  1. Mevcut uzaktan eğitim uygulamalarının duyurulması
  2. MEB iş birliği içerisinde öğretmenleri teşvik edici çalışmalar yapılması
  3. Oryantasyon ve sertifika (uygulama ağırlıklı) eğitimlerinin düzenlenmesi
  4. Öğretim üyelerinin UE avantaj, işleyiş ve öğretmen rolleri gibi konularda bilgilendirilmesi
  5. Uzaktan öğreticilik rehberinin hazırlanması
  6. Öğrencilerin uzaktan eğitime uyumunu sağlayabilecek açık demo derslerin (İHAK) oluşturulması ve yayınlanması
  1. Uzaktan eğitim konusunda üniversiteler arası ve üniversitelerle diğer kurumlar arasındaki iş birliklerinin yeterli düzeyde olmaması
Eğitim bilimleri alanında özellikle lisansüstü düzeyde verilecek eğitimlerin önemli paydaşı Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)’dır. Çoğunlukla MEB bünyesindeki öğretmenlerin katılacağı uzaktan tezsiz yüksek lisans eğitimlerinin MEB hizmet içi eğitim uygulaması için bir destek potansiyelinin olduğu ancak bu kapsamda değerlendirilmediği belirtilmiştir. Bu konudaki öneriler şunlardır:
  1. MEB - üniversite işbirliği çerçevesinde bir protokol yardımı ile öğretmenlere yönelik tezsiz yüksek lisans programlarının açılması
  2. Öğretmenlere yönelik ücretsiz çevrimiçi sertifika eğitimlerinin geliştirileceği projeler geliştirilmesi
  3. MEB’in uzaktan yüksek lisans eğitimi alan öğretmenlere birtakım faaliyetlerde öncelik tanıması
Uzaktan eğitim, altyapı ve materyal paylaşımının yanı sıra öğretim üyesi hareketliliği konusunda iş birliği potansiyeli sunmaktadır. Bu konuda atılabilecek adımlar şunlardır:
 
  1. Üniversiteler arası iş birliği ile ders havuzlarının geliştirilmesi
  2. Üniversiteler arası iş birliği ile materyal havuzlarının geliştirilmesi
  3. YÖK tarafından öğrencilerin başka üniversitelerden aynı dönem içerisinde uzaktan eğitim yoluyla ders almasına yardımcı olacak akreditasyon/yasal düzenleme/ders havuzu uygulaması vb. düzenlemelerin yapılması
 

Uluslararası Sergi E-Kataloğu

Tam Metin E-Kitabı ve Değişen Dünyada Eğitim E-Kitabı

Değerli ICES-UEBK katılımcıları kongre sonrasında bildirinizin;

Tam Metin E-Kitabında yayımlanması için kullanıcı e-postanız ve şifrenizle http://ices-uebk.org/?s=giris linkinden giriş yaparak tam metin gönder butonundan bildirinizin tam metnini gönderebilirsiniz. Tam Metin şablonu için http://ices-uebk.org/?s=19 linkine bakabilirsiniz.

Değişen Dünyada Eğitim E-Kitabında yayımlanması için http://www.pegemindeks.net/index.php/27uebk linkinden giriş yaparak bildirinizin tam metnini yükleyebilirsiniz.

Bildirinizin tam metni sadece bir E-kitapta yer almalıdır.

 

Sonuç Bildirgesi

18-22 NİSAN 2018 TARİHLERİ ARASINDA ANTALYA’DA GERÇEKLEŞEN 27. ULUSLARARASI EĞİTİM BİLİMLERİ KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ
 
18-22 Nisan 2018 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen 27. Uluslararası Eğitim Bilimleri Kongresi’ne on farklı ülkeden yaklaşık 1500 kişi katılmış, 1400 bildiri sunulmuştur. Bunlara ek olarak kongre kapsamında 4 panel, 2 çalıştay, bir uluslararası sanat sergisi ve iki müzik dinletisi düzenlenmiştir.
 
Değişen dünyanın şartlarına bireyi ve toplumu hazırlama sürecini sağlıklı bir şekilde yürütebilmek için eğitim önemli bir konuma sahiptir. Eğitimde başarılı olmak örgütlülüğü, planlılığı, ekonomikliği, idealistliği ve bilimselliği gerekli kılmaktadır. Bir ülkenin en büyük gücü; teknolojik, sosyo-kültürel, ekonomik ve tarihsel olaylar karşısında gösterdiği değişim ve gelişime uyum sağlama becerisidir. Bu değişim ve gelişimi sağlayabilecek en önemli değişken bir ülkenin okullarında uyguladığı çağdaş ilkeler ışığında geliştirilmiş eğitim-öğretim programı ve ilgili süreçlerdir. Çağın gerektirdiği bilgi, beceri ve donanıma sahip yurttaşlar yetiştirilmesinde eğitim programlarının katkısı yadsınamaz.
 
Bu çerçevede “27.Uluslararası Eğitim Bilimleri Kongresi (ICES-UEBK 2018)” çalışmaları sonucunda aşağıdaki öneri ve görüşler dile getirilmiştir:
  1. Eğitim programlarında program geliştirme sistematiğine uygun olmayan biçimde yapılan değişiklikler eğitim sürecinde yöneticileri, öğretmenleri, öğrencileri ve velileri olumsuz yönde etkilemektedir.
  2. Öğretmenlerin statüsü ve saygınlığını yıpratıcı uygulamalardan vazgeçilmelidir.
  3. Temel eğitim ve orta öğretimde yapılanma yeniden ele alınmalıdır. 4+4+4 sisteminden 1+5+3+3 sistemine geçilmelidir.
  4. Eğitim fakültelerinin programları içerik, amaç, öğretim süreçleri ve değerlendirme açısından dijital çağa uygun şekilde geliştirilmelidir.
  5. Pedagojik formasyon eğitimi, eğitim fakültelerinin öğretmen yetiştirmediği alanlarda ihtiyaçlar doğrultusunda ve mutlaka eğitim fakülteleri bünyesinde lisans eğitimi düzeyinde ele alınarak yeniden düzenlenmelidir.
  6. Eğitimde teknoloji kullanım imkânları artırılarak, bu konuda gerekli personel eğitimi planlanmalı ve eğitim-öğretim ortamları çağa uygun hâle getirilmelidir.
  7. 2018 yılında örgün eğitim hayatına ilkokulda başlayan bir çocuk 12 yıl sonra genç bir birey olarak karşımıza çıkarken çok farklı bilgi, beceri ve tutuma sahip olacaktır. Geleceğin şekillendirilmesinde fen, teknoloji, mühendislik, matematik, girişimcilik, dil ve sanat (STEM-A) etkili olacaktır. Programlar geliştirilirken bu kavramlar ve düşünceler dikkate alınmalıdır.
  8. Sosyal bilimlere eğitim sürecinde daha fazla ağırlık verilmelidir.
  9. Çağdaş eğitimin ayrılmaz ve tamamlayıcı bir boyutu olan okullardaki rehberlik servislerinde görev alan okul psikolojik danışmanları, eğitim fakültelerinin rehberlik ve psikolojik danışmanlık anabilim dallarından mezun olanlar arasından seçilmelidir. Alan dışı atamalardan vazgeçilmelidir.
  10. Özel gereksinimi olan bireylerin eğitimi bu alanda yetiştirilmiş özel eğitim öğretmenleri tarafından verilmelidir.
  11. Dünyadaki son gelişmeler dikkate alındığında her alan için sanat eğitiminin özellikle yenilikçilik, yaratıcılık, liderlik, çok disiplinli (çok boyutlu) düşünebilme, problem çözme vb. yetkinlikleri geliştirmedeki etkisi bilinmektedir. Eğitim yalnızca bilişsel olarak değil duyuşsal ve psiko-motor olarak da bireyleri geliştirir. Duygusal ve bütüncül öğrenmenin en önemli adresi sanat eğitimi alanıdır. Bu bağlamda eğitimin tüm kademelerinde sanat eğitimine yeterince yer verilmelidir.
  12. Denetimsiz bir sistem düşünülemez. Oysaki son düzenlemeler ile denetimin sistemi geliştirme işlevi daha çok okul müdürlerine bırakılmıştır. Fakat okul müdürleri hizmet öncesinde ve hizmet içinde yeni rolleri açısından yeterince hazırlanamamıştır. Yeni rolleri, okulun öğretmenlerine öğretimsel liderlik yapabilecek bir donanıma sahip olmalarını gerektirmektedir. Gerek denetim gerekse yönetim alt sisteminin bilimsel bir bakışla yeniden düzenlenmesi beklenmektedir.
  13. Açık öğretim ortaokul ve liselere artan kayıtların sayı ve gerekçelerinin dikkatle takip edilmesi ve azaltılması, ayrıca orta öğretimde artan öğrenci devamsızlığı için gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir.
  14. YÖK yayımladığı Akademik Teşvik Yönetmeliği ile ulusal kongre ve sempozyumları değersizleştirmiştir. Acilen bu anlayıştan vazgeçilerek ulusal kongre ve sempozyumları destekleyecek düzenlemelere gidilmelidir.
 

Sonuç bildirgesini indirmek için tıklayınız

ICES-UEBK 2018 Özetler E-Kitabı

İndirmek için tıklayınız (31MB)

ICES-UEBK 2018 Kongre Programı

Sayfada görüntülemek için tıklayın.
İndirmek için tıklayın.

Çalıştay kayıtları

Çalıştaylara ait paralel oturumlara kayıt için lütfen tıklayınız. Çalıştaylara kayıt işlemi yapabilmek için üyeliğinizin ve kesin kaydınızın olması gerekmektedir.

Bİldiri Özeti Gönderimi yoğun istek üzerine 25 Şubat 2018 tarihine kadar uzatılmıştır.

Bİldiri Özeti Gönderimi yoğun istek üzerine 25 Şubat 2018 tarihine kadar uzatılmıştır.

ICES-UEBK 2017 Kayıtlı Kullanıcılarının Dikkatine

Üyelik bilgilerinizi aynı şekilde ICES-UEBK 2018'de de kullanabilirsiniz. Tekrar üye olmanıza gerek yoktur. Şifrenizi hatırlamıyorsanız http://ices-uebk.org/?s=sifreunut adresini kullanabilirsiniz.

Türk Hava Yolları “27. Uluslararası Eğitim Bilimleri Kongresi”nin Resmi Hava Yolu

Türk Hava Yolları “27. Uluslararası Eğitim Bilimleri Kongresi” ’nın Resmi Hava Yolu olarak Turkish Conventions kapsamında belirli rezervasyon sınıflarında indirimli ücretler sunmaktadır. Rezervasyon ve biletleme için lütfen https://www4.thy.com/TKC  ziyaret ediniz. Delege sekmesini tıklayarak “014TKH18”  ile ilerleyebilirsiniz.
 

Değerli Meslektaşlarımız,

Sizleri Antalya’da  18-19-20-21-22 Nisan 2018’de yapılacak olan 27. Uluslararası Eğitim Bilimleri Kongresi'nde (ICES/UEBK-2018) görmekten onur ve mutluluk duyacağız.

Kongrenin ana teması “Değişen Dünyada Eğitim”; alt temalar olarak da “Gelişen Dünyada Eğitim Bilimleri, Öğretmen Yetiştirmenin Geleceği, Eğitimin Bugünü ve Geleceği, Eğitim 4.0: Geçmişten Geleceğe Taşınan İnsan ve Yeni Öğrenme Modelleri” belirlenmiştir. Kongre Atatürk Üniversitesi, ULED (Ulusal Eğitim Dernekleri) Platformu ve Pegem Akademi işbirliği ile düzenlenmektedir.

27. Uluslararası Eğitim Bilimleri Kongresi (ICES/UEBK-2018) dünyadaki meslektaşlarla uzmanlık, deneyim ve bilimsel çalışmaların paylaşılmasını amaçlamaktadır. Programda; panellere, çalıştaylara, sözlü bildirilere ve poster sunumlarına yer verilecektir.

ICES/UEBK-2018 için lütfen daha önce herhangi bir yerde sunulmamış ve/veya yayımlanmamış özgün çalışmalarınızı bildiri gönderimi menüsünü kullanarak gönderebilirsiniz. Kongrenin ana temasının "Değişen Dünyada Eğitim" olmasına ek olarak öğretmen eğitimi/yetiştirme ile ilgili çalışmalar da değerlendirmeye alınacaktır.

ICES/UEBK-2018 bildiri özet metinleri kongre öncesinde “Bildiri Özetleri E-Kitabı" olarak yayımlanacaktır. Buna ek olarak kongre sonrasında bildiriler, makale biçimine dönüştürülmek ve hakem değerlendirme sürecinden geçirmek koşulu ile “Bildiriler Tam Metin E-Kitabı”nda basılacaktır. Başvuruların yayımlanması ile ilgili detaylı bilgilere “Genel Bilgiler” menüsünden ulaşabilirsiniz.

Sizleri Antalya’da yapılacak kongremizde görmeyi heyecanla bekliyoruz.


Kongre Başkanları

Prof. Dr. Kemal Doymuş 
Atatürk Üniversitesi
Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Özcan Demirel
ULED Platformu Başkanı


 

Önemli Tarihler

  • Bildiri Özetlerinin Gönderilmeye Başlanması
    9 Ekim 2017
  • Bildiri Özetlerinin Gönderilmesi İçin Son Tarih
    11 Şubat 2018
  • Uluslararası Sergi Başvurusu İçin Son Tarih
    4 Mart 2018
  • Kabul Edilen Bildirilerin İlan Edilmesi
    5 Mart 2018
  • Kayıt
    6 Mart 2018 - 20 Mart 2018
  • Kongre Programının Açıklanması
    8 Nisan 2018
  • Kongre
    18-22 Nisan 2018
  • Kongre Bildiri Kitapçığı ve E-Kitap İçin Tam Metinlerin Gönderilmesi
    10 Mayıs - 15 Haziran 2018
  • Tam Metin Değerlendirme Sonuçlarının Açıklanması
    25 Ağustos 2018
  • Bildiri Tam Metin Kitabının Yayımlanması
    1 Eylül 2018
  • Değişen Dünyada Eğitim E-Kitabının Yayımlanması
    23 Eylül 2018